RSS

Türk Sanayisi Çöktü

Sal, Mar 10, 2009

Dünya, Ekonomi, Manşet

Türk Sanayisi Çöktü

Türkiye, ocak ayında sanayi üretiminde gerçekleşen yüzde 21.3′lük düşüş ile dünyada sanayisi en fazla eriyen ikinci ülke oldu.

İlk sırada ise Ocak ayındaki yüzde 30.8 düşüşle Japonya yer alıyor.

sanayi2

‘Kriz teğet geçecek’ denen Türkiye, çöken dünya sanayisi içerisinde en üstlerde yer alıyor. Dün gelen eksi yüzde 21.3′lük sanayi üretim endeksi rakamlarına bakılarak yapılan sıralmaya göre Türkiye Japonya’nın arkasından ikinci sırada bulunuyor.

Türkiye’nin aynı grupta yer aldığı gelişmekte olan ülkelerin sanayisi ise bizden çok daha iyi durumda. Ocak ayı rakamlarına göre bize en yakın ülke yüzde 17.2′lik sanayi üretim endeksi düşüşü ile Brezilya. Onu yüzde 16 ile Rusya ve yüzde 12.4 ile Çin izliyor. Güney Afrika’daki düşüş ise yüzde 7 ile sınırlı kalıyor.

Avrupa ülkelerine bakıldığında da en büyük düşüş yüzde 12.4 ile Almanya ve Fransa’da. Bu iki ülkeyi yüzde 10.7 ile İtalya izliyor.

Krizin çıkış noktası olan ABD ise diğerlerine göre çok daha iyi durumda. Japoya sanayisinin üçte birinin gittiği ocak ayında ABD’deki düşüş yüzde 10 ile sınırlı kaldı.

CHP lideri Deniz Baykal gazetecilerle ekonomik kriz üzerine basın toplantısı düzenliyor. Baykal, toplantının başında ‘Çöküş Tablosu’nun çıktısını alarak bilgileri tek tek okudu. İşte konuşmasından satırbaşları.

- Sanayide üretim 4/1 azalmıştır. Bu tablo içler acısıdır. 1997 yılından bu yana gerçekleşmiş en yüksel daralmadır. Ekonomik düzeyde böyle bir daralma daha önce yaşanmamıştır. 2001 krizinde bile böyle bir daralma olmadı.

- Üretimdeki düşüş hızla artmaktadır. 6 aydır kesintisiz üretim kaybı yaşıyoruz.

- Kapasite kullanım rakamları açıklandı. Rakamlarda ciddi düşüş yaşanmıştır. Sanayideki her 10 tezgahtan 4′ü iflas etmiştir. Borçların ödenmesi güçlenmiştir. Üretim azalması, gelir kaybını da beraberinde getirmiştir. Bu daralma işsizliğe yol açmıştır. Türkiye işsizlik çıkmazsı içindedir.

- Bütün dünyada ağır bir kriz yaşanıyor. “En hafif krizi biz yaşıyoruz” diye açıklamalar yapılıyor. Bunlar gerçeği yansıtmıyor. Krizi en ağır yaşayan ülkelerden biri de Türkiye’dir. Bu böyle bilinmeli.

- Ocak ayında Japonya’da sonra en fazla üretim kaybını yaşayan Türkiye’dir.

-Sanayide üretim dörtte bir oranında azaldı. Bu tablo içler acısıdır. 1997 yılından bu yana gerçekleşmiş en yüksel daralmadır. Ekonomik düzeyde böyle bir daralma daha önce yaşanmamıştır.

- 2001 krizinde bile böyle bir daralma olmadı.

- Üretimdeki düşüş hızla artmaktadır. 6 aydır kesintisiz üretim kaybı yaşıyoruz.

- Kapasite kullanım rakamları açıklandı. Rakamlarda ciddi düşüş yaşanmıştır.

- Sanayideki her 10 tezgahtan 4′ü iflas etmiştir. Borçların ödenmesi güçlenmiştir.

- Üretim azalması, gelir kaybını da beraberinde getirmiştir. Bu daralma işsizliğe yol açmıştır. Türkiye işsizlik çıkmazı içindedir.

- Bütün dünyada ağır bir kriz yaşanıyor. “En hafif krizi biz yaşıyoruz” diye açıklamalar yapılıyor. Bunlar gerçeği yansıtmıyor.

- Krizi en ağır yaşayan ülkelerden biri de Türkiye’dir. Bu böyle bilinmeli.

- Ocak ayında dünyada Japonya’da sonra en fazla üretim kaybını yaşayan Türkiye’dir.

- Türkiye’de 500′ün üzerinde işçi çalıştıran tekstil fabrikalarının yarısı kapandı

- İşsizlik oranına bakıldığında da Türkiye 32 ülke arasında İspanya’dan sonra ikinci sırada geliyor.

- Türkiye kur kaybını da en yüksek düzeyde yaşayan ülkeler arasında. Türk lirası yüzde 46.9 değer kaybı yaşadı.

- Türkiye’den sonra Rusya yüzde 50 ve Polonya yüzde 61.8 ile geliyor.

- Resmi verilerle kasım itibariyle işsiz sayısı 1 milyona yakın arttı. işsizlik dolayısıyla borçluluk da arttı.

- 2007 yılında ferdi kredi borcunun ödeyemeyenlerin sayısı 44 bin 26 idi. 2008′de 225 bin 668′e çıktı.

- 2009′un sadece ocak ayında ise 56 bin 273 kişi kredi borcunu ödeyememiştir

- 2007′de kredi kartı borcunu ödeyemenlerin sayısı 163 bin 610 kişi.

- 2008 kredi kartı borcunu ödeyemenlerin sayısı ise 460 bin 882.

- 2009′da sadece ocak ayında kredi kartı borcunu ödeyemenlerin sayısı 82 bin 710.

- Türkiye’de kredi kartı faizi dünya ortalamasının kat kat üstünde

- Türkiye’de milyonlarca insan faiz sarmalına borçluluk sarmalına yakasını kaptırmıştır.

- Böyle bir tabloda krizi yok sayarak krizi önemsemeyerek yönetmek mümkün değildir.

- Böyle bir bütçeyle kriz geçirilemez. Bütçe krizin kaynağı durumunda

- Derhal piyasayı canlandıracak tedbirler alınmalı

- İnsanların harcama yapmasını sağlayacak adımlar atmaya ihtiyaç vardır

- İşçilerin üzerindeki stopaj ve prim yükünü azaltmaya ihtiyaç var

- Dünyanın en yüksek istihdam vergisi Türkiye’den alınıyor.

- Hükümet derhal harekete geçmelidir

- Kredi kartı borçları dondurulmalı taksitle ödeme şansı verilmeli

- Derhal bütçe değişsin, piyasa için önlem arayışına girilsin

- Krizde sanayi ağır bedel ödüyor işsizlikle de sosyal bedel ödeniyor

Bu konuyla alakalı diğer yazılar:

, , , ,

Yazar:

Jawussjan - 263 yazı Kaynama Noktası.


4 Yorumlar

  1. uverinka der ki:

    İhracatçı sanayiler değerlendirilerek yapılan bir liste olunca ve de yurt dışındaki adam ülkesindeki kriz sebebiyle Türkiyeden mal alamayınca bizim sanayicilerin malları doğal olarak elinde patlayınca ve bu sebepten üretim yavaşlatılınca doğal olarak da bu şekilde bir liste çıkacaktır tabi.

    Yurt dışındaki adamın Türkiye’den mal alabilmesi için TL’nin değerinin düşürülmesi gerekir ki bu hiç işimize gelmez. Sanayideki düşüşün sebebi yurt dışındaki adamın ülkesindeki kriz sebebiyle Türkiyeden mal alım gücünün düşmesinden kaynaklanmaktadır. Hani Baykal “TL’nin değerini düşürün” diyor ya! İşte bunun için diyor. Ama hiç te akıllıca bir öneri değil. :)

  2. Jawussjan der ki:

    iktidarın da bi çözüm planı gözükmüyor, seçime dayalı bir bedava dağıtım kampanyası devam ediyor, tek bir esnaftan alınan dolaplarla yandaşlar, devlet parası ile zengin ediliyor. erdoğan’ın dediği gibi, yiğit ise kuru soğana muhtaç hale düştü.. http://www.kaynamanoktasi.com/erdogan-yigit-muhtac-olmus-kuru-sogana/
    baykal da, erdoğan da sadece birbirlerine laf yetiştiriyorlar, ikisinin de sorun çözme gibi bir niyeti yok, bu ikisi anlaşmalı değilse ne olayım..

  3. uverinka der ki:

    Ne gibi bir çözüm önerilir? (Baykal’ın saçma önerisinden başka) Bu konuda diğerlerinin adamakıllı bir önerisi var mı? Hadi bakem önerileri dökelim ortaya :) Vatanı milleti biz kurtaralım :)

  4. uverinka der ki:

    Benim önerim şudur: Bundan öncekilerin beceremeyip de yurt dışından ekonomist çağırdığı (Kemal DERVİŞ) gibi yine bir adam çağırılsın. hahahah :) ))))))))

Yorumunuz nedir?

Additional comments powered by BackType