<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kaynama Noktası &#187; işkence</title>
	<atom:link href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/iskence/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaynamanoktasi.com</link>
	<description>Ateşe Körükle Gidenler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jul 2010 10:17:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ermeni doktorlar 15 bin Türk’ü kör etti</title>
		<link>http://www.kaynamanoktasi.com/ermeni-doktorlar-15-bin-turk%e2%80%99u-kor-etti/</link>
		<comments>http://www.kaynamanoktasi.com/ermeni-doktorlar-15-bin-turk%e2%80%99u-kor-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 12:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jawussjan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[esir]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kör]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaş suçu]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[türk askeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaynamanoktasi.com/?p=943</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı’nın son dönemlerinde Arabistan cephesinde İngilizlere esir düşen 150 bin Türk askerinden 15 bininin, Mısır’da kurulan esir kamplarında, Ermeni doktorlarca “fenni temizlik” bahanesiyle “cerasol” (kimyasal madde) katkılı su tanklarında zorla banyo yaptırılarak gözlerinin kör edildiği ortaya çıktı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜM dünyayı sözde <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/soykirim/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with soykırım">soykırım</a> yalanına inandırmak için her yolu deneyen Ermenilerin vahşetlere tarihin sayfalarında belgeleriyle yerini alıyor. Arabistan cephesinde İngilizlere <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/esir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with esir">esir</a> düşen 150 bin Türk askerinden 15 bini, Mısır’da kurulan <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/esir/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with esir">esir</a> kamplarında, <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/ermeni/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ermeni">Ermeni</a> doktorlarca ’fenni temizlik’ bahanesiyle su tanklarında zorla banyo yaptırılarak <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/kor/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kör">kör</a> edildi. İnsanlık dışı olayı İngiliz arşivinde de belgeleyen tarihçi Cezmi Yurtsever, TBMM’ye “Bu vahşeti dünyaya anlatın” çağrısı yaptı.</p>
<p><strong>Ermeni doktorlar, 15 bin Türk’ün gözünü kör etti</strong><br />
1917’de İngilizlere esir düşen Türk askerlerinden 15 bininin, Mısır’daki esir kamplarında ’fenni temizlik’ bahanesiyle kimyasal madde konulmuş su tanklarında zorla banyo yaptırılarak kör edildiği belgelendi</p>
<p>Osmanlı’nın son dönemlerinde Arabistan cephesinde İngilizlere esir düşen 150 bin Türk askerinden 15 bininin, Mısır’da kurulan esir kamplarında, Ermeni doktorlarca “fenni temizlik” bahanesiyle “cerasol” (kimyasal madde) katkılı su tanklarında zorla banyo yaptırılarak gözlerinin kör edildiği ortaya çıktı. Tarihçi Cezmi Yurtsever, “Toroslar’da Görüşürüz” isimli kitabını hazırlarken, Adana’nın Karaisalı ilçesinin tarihini araştırdığı sırada, 1917 yılında Osmanlı ordusunda teğmen olarak görev yapan Hasan isimli bir askerin “Kara Bomba” müfrezesini kurup Toros geçitlerinde düşman güçleri ile ölümüne mücadele ettiğini öğrendiğini ifade ederek şöyle dedi: “Teğmen Hasan, <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/savas/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with savaş">savaş</a> ortamında, Arabistan çöllerinde ve Filistin cephesinde iken giydiği başörtüsünü hiç çıkarmamıştı. Ve de omuzunda kurşun yarası vardı. Arkadaşlarının da hemen hepsinin vücutları kurşun ve bomba izleri ile delik deşikti. Hasan ve arkadaşlarının Filistin’den Çukurova’ya, Karaisalı dağlarına uzanan kahramanlık destanlarını konu edinen ’Toroslar’da Görüşürüz” isimli kitabı gözyaşları dökerek yazdım.  Teğmen Hasan’ın yaşadıklarının izini sürdüğünde korkunç gerçeklerle karşılaştığını belirten Yurtsever, şunları anlattı:<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Esir kampları kuruldu<br />
</strong> “1917 yılı Kasım ayı başlarında Osmanlı ordusunun Gazze-Birüssebi Savaşı’nda savunma hatları harita ve fotoğraflarının casuslar tarafından düşman tarafına verilmesi sonucu ağır bir yenilgi alındı. 13 bin <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/turk-askeri/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with türk askeri">Türk askeri</a> hayatını kaybetti. 12 bin civarında da esir vardı. Osmanlı ordusundan yenilgiler ve bozgun sonrasında Arabistan cephesinde 150 bin <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/asker/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with asker">asker</a> İngilizlere esir düşmüştü. Ve Türk askerleri için Mısır’da esir kampları kuruldu. Geçtiğimiz günlerde Türk Tarih Kurumu arşivinde bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27 Mayıs 1921 tarihli oturum zabıtları belgelerini okudum. Edirne mebusları Faik ve Şeref beylerin Atatürk’e sundukları ’görüşme konusu’(takrir) belgesinde, Mısır’da sonuçlandırılan İngilizlerin ’fenni temizlik’bahanesiyle miktarından fazla ’cerasol’banyosuna sokarak gözlerini kör ettikleri 15 bin evladı kobay olarak kullandıkları, bu cinayetin failleri olan Ermeni ve İngiliz tabipleriyle garnizon kumandan ve zabitlerinin de cezalandırılmasını isteriz’sözleri yazılıydı.”<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Savaş suçudur</strong><br />
Ünlü tarihçi, şöyle devam etti: “İnsanlık tarihinde bir eşi duyulmamış böyle bir olay, 15 bin Türk askerinin ’cerasol’ katkılı banyolarda gözleri kör edilerek en hayati fonksiyonlarını kaybetmeleri ’<a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/savas-sucu/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with savaş suçu">savaş suçu</a>’ olduğu kadar insanlık onurunu ayaklar altına alan vahşi bir uygulamaydı. Konuyu gündeme getiren milletvekilleri olay öncesi işgal İstanbul’unda cadde ve sokaklarda birbirine tutunarak yürümeye çalışan çok sayıda esir kamplarından gelme askerin perişan halini görmüşlerdi. Aynı manzara Anadolu’nun her yerinde de yaşanıyordu.” (İHA)</p>
<p><strong>İngiltere ve Avustralya özür dilemeli</strong><br />
Tarihçi Cezmi Yurtsever, olayın farklı boyutlarını Avustralya ve İngiltere savaş arşivlerinden de araştırdığını ifade ederek şunları söyledi: “Arşivde, ’JO1208’kod numaralı Türk askerlerinin Mısır’da kırbaçlı kasketli düşman görevliler karşısında çırılçıplak bir halde ’cerasol’karıştırılmış su tanklarında zorla banyo yaptırılma fotoğrafına ulaştım. İngiltere arşivlerinde bulunan Mısır’daki esir Türk askerleri tutanak ve belgelerinde Heliopolis esir kampının sorumluları Arsen Kohoren ve Leon Samuel adındaki doktorlardı. Sidi Beşir kampından sorumlu doktor da Osmanlı ordusunda görevli iken bir şekilde düşman safına geçen Halepli ve Ermeni asıllı bir doktordu. Ve bütün bilgiler, dünya tarihinde eşi görülmemiş ’cerasol’ katkılı su tanklarında zorla banyo yaptırarak, kitle halinde askerlerin gözlerini kör etme olayında savaş suçu sorumlularının Ermeni asıllı doktorlar olduğunu gösteriyor. Bir şekilde Mondros Anlaşması’na göre Osmanlı ve karşı taraf arasında esirlerin serbest bırakılması maddesi yer alıyordu. Ancak Osmanlı askerlerinin Anadolu’daki Milli Mücadele’de dirençlerini yok etmek için savaş hukuku çiğnenerek kitle halinde Türk askerlerin gözleri kör edildi.”</p>
<p><strong></strong><strong>TBMM gündeme getirmeli</strong><br />
Bağımsız tarihçilerin yapacakları araştırmalar ve bulunacak belgeler ışığında Mısır’daki esir kamplarında yaşanan savaş suçundan dolayı İngiltere ve Avustralya’nın özür dilemesi gerektiğini vurgulayan Yurtsever, TBMM’nin, bu konuyu dünya gündemine getirmesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p><strong>İnsanlık dışı bir vahşet!</strong><br />
Tarihçiler, Mısır’daki esir kamlarında yaşanan bu olayı, savaş suçu olduğu kadar, insanlık onurunu ayaklar altına alan bir vahşet olarak niteliyor. İngiltere arşivlerinde bulunan Mısır’daki esir Türk askerleri tutanak ve belgelerinde, Heliopolis esir kampının sorumlularının, Arsen Kohoren ve Leon Samuel adındaki iki doktorun olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Kaynak: (<a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=9880" target="_blank">Yeni Çağ</a>)</p>
<img src="http://www.kaynamanoktasi.com/?ak_action=api_record_view&id=943&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaynamanoktasi.com/ermeni-doktorlar-15-bin-turk%e2%80%99u-kor-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/banner8-150x150.jpg' length='9931'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/banner8-150x150.jpg' height='116' width='167'/>	</item>
		<item>
		<title>12 Eylül&#8217;ün akılalmaz işkence yöntemleri</title>
		<link>http://www.kaynamanoktasi.com/12-eylulun-akilalmaz-iskence-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.kaynamanoktasi.com/12-eylulun-akilalmaz-iskence-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 12:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jawussjan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[eziyet]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kenan evren]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaynamanoktasi.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında "78 kuşağı" diye adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı kitap yeni öyküleri ve akıllara durgunluk veren işkence yöntemlerin anlatımı ile 3. Baskısını yine 12 Eylül'ün yıldönümünde yaptı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/12-eylul/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with 12 eylül">12 Eylül</a> 1980 darbesinin öncesi ve sonrasında &#8220;78 kuşağı&#8221; diye adlandırılan gençlerin yaşadığı trajikomik gerçek öykülerin yer aldığı kitap yeni öykülerle genişliyor.</p>
<p>3. Baskısını yine 12 Eylül&#8217;ün yıldönümünde yapan kitapta, bu kez Diyarbakır <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/cezaevi/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with cezaevi">Cezaevi</a>&#8217;nde uygulanan <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/konu/iskence/" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with işkence">işkence</a> yöntemleri de tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor. İşte, <span><strong>Diyarbakır Cezaevi Gerçeğiyle Yüzleşme Araştırma ve Adalet Komisyonu raporundan </strong></span>akıllara durgunluk veren işkence yöntemleri:</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>FALAKA:</strong> Yaygın ve sürekli uygulandı. Ayak tabanı, ellerin içi gibi vücudun kaslı bölümlerine kalas, cop, zincir, saz sapı, pik demir vb. vurularak gerçekleştirilirdi. Bu yöntem, ayak tabanlarını ve el ayalarını patlatır, kaba yerleri ezer, morartır, tırnakları sökerdi. El ayak gibi herhangi bir yeri kırar, sakat bırakırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KÖPEK SALDIRTMA:</strong> Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı. Köpeğin ilk kaptığı yer <a href="http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/14.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-689" src="http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/14.jpg" alt="" width="200" height="287" /></a>bacak arası olurdu.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>ZlNCİR:</strong> 20-25 metre uzunluğundaki zincirin uçları iki tutuklunun boynuna bağlanır, tutuklular sırt sırta verdirilerek ters yönde hızla itilir. Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>GERME:</strong> Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır, tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı. Koşuşturulur,  zincir tam gerilince, her iki tutuklu da sırtüstü yere düşerdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>AYAKTAN ASMA/TEPE:</strong> 50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan &#8220;tepe ol&#8221; komutu verince tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan tutukluların üstüne çıkar, istiklal Marşı&#8217;nın on kıtası okutulurdu.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KULE:</strong> Havalandırmaya çıkan tutuklular altı kişilik daire oluştururlardı. Bunların üzerine 3-4 kat olacak biçiminde tutuklular çıkarıldıktan sonra, gardiyanın &#8220;yıkıl&#8221; komutuyla kule oluşturan tutuklular kendini yere bırakır ve böylece tutukluların değişik yerlerinde kırılma, incinme ve çıkık olurdu.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>RANZA ALTI:</strong> Gardiyanlar ellerinde kalaslarla koğuşa girip, &#8220;ranza altı ol&#8221; komutunu verince, koğuşta bulunan tutukluların hepsi ranzaların altına girerdi. Herhangi bir yerlerinin açıkta kalmaması gerekiyordu. Ranzaların altına tüm tutuklular sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda kaldığından, gardiyanlar ellerindeki kalaslarla tutukluların dışarıda kalan kısımlarına vurmaya başlardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KANTAR:</strong> Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı. İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi istenirdi. Tüm tutuklular birbirini tartana kadar bu işlem devam ederdi.<a href="http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-690" src="http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/2-101x300.jpg" alt="" width="165" height="491" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KERVAN:</strong> Havalandırmada, tutuklular tek sıra dizilir,  her tutuklu önündeki tutuklunun sırtına bindirilir, bacakları, altındaki tutuklunun boynundan aşağıya sarkıtılır ve kulaklarından tutması istenirdi. Gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem tutuklular ayakta duramayacak duruma gelene kadar sürerdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>SEHPA:</strong> Tutuklu gece koğuştan alınıp, koğuş koridorunda gardiyan ve subaylardan mizansen olarak oluşturulan bir mahkemede sorgulanırdı. Mahkeme, tutukluyu idam cezasına çarptırır, ikinci katın merdiven kenarlığına bir ip geçirilip, ipin ucuna tutuklunun boyun kemiğini kırmayacak düzeyde kalın bezden bir ilmik takılır, tutuklunun boynu bu ilmiğe geçirilir ve temsili infaz gerçekleştirilirdi. Tutuklu tam boğulacağı sırada ip açılırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>COP SOKMA:</strong> Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya yalatırlardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>ÇEK-ÇEK:</strong> Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı. Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak gardiyanın peşinden koşar.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>LAĞIM SUYUNA SOKMA:</strong> Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır. Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KiTAP OKUMA:</strong> Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>MARŞ SÖYLETME:</strong> Cezaevinde bulunan herkes elli&#8217;yi aşkın marşı ezberlemek zorundaydı. Bu marşlar tutukluların ses telleri tahriş oluncaya kadar söyletilirdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>ÖL DEDİĞİMDE:</strong> Tutuklu havalandırmanın orta yerine çıkarılır, hazır ol durumuna geçirilirdi. Gardiyanın &#8220;öl&#8221; komutuyla tutuklu kaskatı, eklemlerini kırmadan yere düşürülürdü. Bu işlem gardiyanın keyfine göre tekrarlanırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>SİGARA İÇİRME:</strong> Bunun çok çeşitli yöntemleri vardı. En çok uygulananları şunlardı: Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın &#8220;çek-bırak&#8221; komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar-filtreleri dahil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır, havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>BANYO:</strong> Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora çıkarılır, &#8220;Yat-sürün&#8221; komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek koğuşlarına götürülürdü.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>SAYIM DÜZENİ:</strong> Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce, tutuklular sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil verilir, rahat-hazır ol ile, çöker kalkarlardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>GECE NÖBETİ:</strong> Geceleri her koğuşta mevcuda göre 2-7 kişiye kadar tutukluya sırayla nöbet tutturulurdu. Nöbet sırasında devriye gezen gardiyanlar, koğuşun mazgal deliğini açar, nöbetçi tutuklunun mazgaldan dışarı elini uzatmasını ister, tutuklunun ellerine cop veya kalasla istediği kadar vururdu.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>LOKOMOTİF:</strong> Tutuklular havalandırmaya çıkarılır, İki kişi çırılçıplak soyundurulur, bunlardan birisi domalıp iki eliyle diz kapaklarını tutar, diğeri de arkadan bunu kucaklardı. Gardiyanın &#8220;uygun adım marş&#8221; demesiyle her iki tutuklu havalandırmada dolaşırlar, diğer tutuklular zorunlu olarak bunları izlerdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>PİSLİK YEDİRME:</strong> Her havalandırmanın ortasında bir lağım çukuru vardı. Lağım suları ve insan pislikleri burada toplanırdı. Tutuklulara bu çukurdan avuç avuç pislik alıp yemeleri istenirdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>İŞEME:</strong> Havalandırmada bir tutuklunun yere yatması istenir, diğer tutuklulara, yerde yatan tutuklunun yüzüne işemesi istenirdi..</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>TECAVÜZ:</strong> Cezaevinde görev yapan gardiyanlar, genç tutuklulara merdiven altlarında zorla tecavüz ederlerdi. Ayrıca iki tutuklu çırılçıplak soyundurularak birbirlerine tecavüz etmeleri istenirdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>HASTANE:</strong> Hastanede de cezaevindeki kurallar geçerliydi. Hasta, tuvalete götürülmez, yatakta da hazır ol vaziyetinde yatardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>VEREM</strong>: Veremlilerle, sağlam tutuklular birbirinden tecrit edilmez, aynı kapta yemek zorunda bırakılırdı. Aynı battaniyenin altında yatırılırlardı. Veremlilerin balgamları tahlil yapılacak bahanesiyle toplanır, karavanadaki yemeklere karıştırılır ve bu yemekler tüm tutuklulara yedirilirdi.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>AYAKTA BEKLETME:</strong> Bu yöntem cezaevinde her gün geçerliydi. Sabah saat 05&#8242;den akşam 17-19&#8242;a kadar tutukluların oturması yasaktı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>KONUŞMA YASAĞI:</strong> Koğuş içindeki iki kişinin birbiriyle konuşması, tutuklunun gülmesi ve düşünür gibi görünmesi yasaktı. Böyle bir suçu işleyen tutuklulara yukarıdaki işkence yöntemleri uygulanırdı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>GECE BASKINI:</strong> Nöbetçi subay ve gardiyanlar, gece geç saatte tutukluların koğuşuna girerek, uyku sırasında tutuklulara cop veya kalaslarla dayak atarlardı.</p>
<p class="MsoNormal" style="0cm 0cm 0pt;"><strong>AVUKAT-ZİYARET DAYAĞI:</strong> Avukat görüşmesine ve diğer görüşmelere gidip gelirken tutuklulara dayak atılırdı. Görüşlerde hiçbir şey konuşulmaması tembih edilirdi. Tutuklular avukatlarıyla savunma konusunda görüş alışverişinde bulunamazlardı.</p>
<p><strong>MAHKEME DAYAĞI:</strong> Tutuklular mahkemeye götürülürken cenaze arabasına bindirilirlerdi. Elleri arkadan kelepçeli olurdu. Cenaze arabasına binerken ve çıkarken gardiyanlar tarafından dövülürlerdi.</p>
<p>Kaynak: (<a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9882487.asp?gid=229&amp;sz=64445" target="_blank">hürriyet</a>)</p>
<img src="http://www.kaynamanoktasi.com/?ak_action=api_record_view&id=687&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaynamanoktasi.com/12-eylulun-akilalmaz-iskence-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/pyramid01-m-150x150.jpg' length='8446'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.kaynamanoktasi.com/wp-content/uploads/pyramid01-m-150x150.jpg' height='116' width='167'/>	</item>
	</channel>
</rss>

