Sağlam sözlerine teröre lanet ederek ve şehitlerimize rahmet, ailelerine de baş sağlığı dileyerek başladı.
Sağlam, Beşiktaş Futbol Takımı’nın başındaki görev süresini değerlendirdiği toplantıda, istifasını şu cümlelerle duyurdu:
“2007-2008 döneminde Yıldırım Demirören yönetimi tarafından göreve getirildim. Her 2 kulvarda da iyi bir kadro ve genç oyuncuları kazanmak için uğraştım. Serdar Özkan gibi, Aydın gibi Batuhan gibi. Başarılarımızın yanında başarısızlıklarımız da oldu.
Beşiktaş’ın başında geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde 6 puan toplasak da başarılı maçlar çıkardık. Özellikle Porto maçını hatırlayın. Ligde uzun bir aradan sonra Beşiktaş’ı lider yaptık.
Geçen yıl şampiyonluğu çeşitli talihsizliklerden ötürü kaybettik. Taraftarımız bunu hak etmedi. Bu sezon da hedefimiz şampiyonluktu.
Bir taraftan rakiplerimizle mücadele ederken içeride de önümüze çıkarılan sorunlarla mücade etmek zorunda kaldık. Sezon başında çok alternatifli çok geniş bir kadro oluşturduk. İyi bir hazırlık dönemi geçirdik. Kaptanlarımızın kavgası bile ambiansımızı bozmadı.
6 maçta 4 galibiyet 2 beraberlik ile 14 puanla 3′üncü sıradayız. F.Bahçe ve Galatasaray’dan puan farkımız ortada. Ancak Metalist karşısında aldığımız 4-1′lik malubiyet ve UEFA kupasına veda etmemiz bizi derinden yaraladı ve büyük bir talihsizlik oldu. ‘Hayat devam ediyor’ sözümü çarptırdılar. Amacım takımımı muhafaza etmekti. Taraftarımızdan yenilgiden ötürü özür diliyorum.
Beni Beşiktaş’a kazandıran Onursal Başkanım Süleyman Seba’ya çok teşekkür ediyorum. Her zaman Beşiktaş camiasına yakışacak şekilde davranmaya çalıştım. Ancak geldiğim günden beri, yönetim içinden bana zarar vermeye çalışanlar oldu.
Benim Beşiktaş’a gelişlerimde gidişlerim de olaylı oldu. ben hep Beşiktaşlı duruşumu korudum. Geldiğim günden beri hep yıpratılmaya çalışıldım. Biz sevinirken üzüldüler, üzülürken sevindiler. Biz görev bilincimizi bildik ve mücadele ettik.
Bugün Beşiktaş’ta kalırsam, şampiyon olacağına kesinlikle inandığım bir teknik direktör olarak şu anda karşınızdayım. Ama Beşiktaş’ın yetiştirdiği bir isim olarak, Türk antrenörlüğünün bir temsilcisi olarak, son günlerde bana yapılanları içime sindiremiyorum. Bize bu yapılanları kesinlikle hak etmediğimizi düşünüyorum. Ben görevdeyken başka bir isimle görüşülmesi bir tarafa, bazı medya mensupları ve kuruluşları üzerinden de bir yıpratma kampanyasıyla da maalesef karşı karşıya kaldık. Türkiye’de yerli hoca ile yabancı hocaya yapılan çifte standardın ortadan kaldırılmasını istiyorum. Kendime olan saygım, Beşiktaş’a olan sevgim, Türk antrenörlüğünün de saygınlığı için istifa ediyorum.
Dün ben görevdeylken çeşitli isimlerle temasta bulunanlar o görüşmelerini artık istedikleri gibi yapabilirler.
Ben Beşiktaş’ta Ertuğrul Sağlam oldum. Vefayı da vefasızlığı da bilirim. İstifaya zorlatıp, para peşinde koşan biri olmadım. Bizim Beşiktaş sevgimizi para ile ölçmeye çalışanlar utanırlar mı bilemiyorum. Yöneticilerin yaptıkları samimiyetsizleri, Beşiktaş sevgimden ötürü açıklamak istemiyorum. Beşiktaş’a başarılar diliyorum.
Beni tanıyanlar iyi bilirler. Ben görevime adam gibi başladım. Adam gibi devam ettim ve adam gibi bitiriyorum. Herkesten hatalarımdan dolayı özür diliyorum. Hepiniz hakkınızı helal edin”
Ertuğrul Sağlam basın toplantısının ardından basın mensuplarının alkışları arasında toplantı salonunu terketti…
Kaynak: (Haber7)










7 Ekim 2008 @ 15:15
Her ne kadar Metalist deplasmanında tarihi bir hezimet almış olsak da, bunun haricinde Beşiktaş 2002-2003 Lucescu dönemi sonrasındaki en başarılı dönemini geçirmiştir Ertuğrul Hoca ile.
Puan tablosundaki şu anki durumu ile soyadı Aragones olsaydı köşe yazarları baştacı ederdi onu. Yerli hoca olmanın dezavantajını, yıpratılarak istifaya zorlanmakla yaşadı. Del Bosque milyon euroları alıp çekip gitti, Ertuğrul Hoca istifa dilekçesini verip gitti, yazık oldu..
7 Ekim 2008 @ 20:48
Yazık oldu Ertuğrul Hoca’ya. Yine de adamlığını gösterip kendisi istifa etti, başkası olsa kovulana kadar gitmezdi -ki yönetim büyük ihtimalle hemen kovmaya da cesaret edemezdi; çünkü büyük bi başarısızlık yok ortada aslında.
8 Ekim 2008 @ 00:34
Ertuğrul Sağlam zaten kovuldu.Bjk taraftarı değilim ama yönetim zaferle kendi isteyerek ayrılması gibi bir jest yaptı..Yada banane yahu
8 Ekim 2008 @ 02:58
Kendi isteğiyle ayrılmasa 3 milyon euro tazminat hakkı vardı, Beşiktaşlılığını ve iyiniyetini gösterip istifa etti tazminatı almadan.. Kovulmayı beklemedi para için.. Gönül isterdi ki Demirören de, Ertuğrul Sağlam kadar sağlam olsaydı da istifasını duyursaydı…
8 Ekim 2008 @ 22:26
kayıtsız 1 milyon euro almak daha mantıklıda olabilir
10 Ekim 2008 @ 12:27
Ertuğrul’un davranışını taktir etmekle birlikte ne yazık ki teknik direktörlüğünün berbat olduğunu anımsatırım. O’nunla şampiyonluk veya Avrupa başarısı hayalden öteye geçemezdi.
10 Ekim 2008 @ 23:16
Bu Beşiktaş’ı hele de bu yönetimle kimse şampiyon yapamazdı kanımca.