2001″den bu yana yani İnternet”te yazmaya başladığımdan beri iki kez mail bombardımanına tutuldum. Bunlardan ilki Dağlıca, sonucusu Aktütün baskınıdır. Ve bunların ikisi de çok büyük hatadır. Bu iki baskından sonra yapılan açıklamalar da hem askeri hem psikolojik açıdan yetersizdir.
Güneydoğu sınırına; en tehlikeli noktaya gecekondu gibi karakol yapmak, defalarca basıldığı halde mevcut durumu korumaya çalışmak ise izahı olanaksız bir durumdur. Mehmetçiğin canını hiçe saymaktır. Hele “yeterli para olmadığı için karakolların yapılamadığını” söylemek ise inandırcı olmayı bırakın, Türkiye”yi küçük düşürmektir.
Türk Ordusu”nun elindeki mali ve teknik imkanlar o karakolları kale gibi yapmaya yeter de artar bile. Sorun; 80″lerin başından beri karakol kalsın mı gitsin mi, yapsak mı yapmasak mı” kararsızlığıdır. Afganistan ve Irak”ta Amerikalıların yaptıkları karakolları görmüyor musunuz? Bunları yapmak çok mu zor? 13 askerimiz uzaktan atılan bombanın (havan) patlaması sonucu şehit olmuş! Nasıl olmasın? Mevziin üstü açık. Havadan gelen her tehlikeye açık!
Bu arada şehit olan Mehmetçiklerin hesabını soran yoktur. Çünkü Mehmetçiğin canı her şeyden ucuzdur. Kaç komutan Mehmetçik kaybından dolayı yargılanmış, işten atılmış, ya da ceza yemiştir? Şahsiyetli ülkeler 2 askeri için komşu ülkeye operasyon yapıyor. Biz çok kolay asker kaybediyoruz.
Şu maile cevap verin ilki Osmaniye”den geliyor: “Tuncer Bey, şehit askerlerden bazıları ailenin tek çocuğu, bir ocak umudu. Bunlar özellikle korunamaz mı? Askerliği cephe gerisinde yapamaz mı?”
Bu da Sivas”tan: “Neden şehitler hep gariban köylü çocukları? Zengin çocukları bu ülkede askerlik yapmıyor mu?”
Ve Kastamonu”dan:”…bu kadar kayıp çok değil mi? Bu yavrularımızın hesabı onları yönetenlerden soruluyor mu?
Baskına gelen terörist sayısının 300″den fazla olduğunu söylemek, sonra da “istihbarat sorunumuz yok” demek özürü kabahatinden büyük olmak demektir. Bir Doçka makineli tüfeğin ağırlığı en az 100 kilodur. Siz bir çok Doçka”nın ve havan benzeri silahların getirildiğini söylüyorsunuz. Bunlar nasıl görülmez? İleri gözetleyiciler, askeri istihbarat nerede? Bunları göremezsek neyi göreceğiz? Hele bir gün önce görüntü algılandığını söyleyip buna rağmen bu kadar kayıp vermek nasıl izah edilebilir?
İstihbarat derken de bunu hep ABD ilişkilendirmek onur kırcı değil mi? “ABD ile istihbarat sorunumuz yok” ne demektir? Ben adım gibi biliyorum ki Milli İstihbaratımız bu baskın olabileceğini önceden bildirmiştir. Bu yapılan açıklamadan bile belli. Sorun verilen istihbaratın değerlendirilmesinde yatıyor.
Tüm bu olanların bir de geri planı tarihi var, yaza yaza bıktığımız. 2 aşiret reisinden bölgesel lider yaratan siyasetçi ve askerlerimizi bu millet neyle anacak? Yani Barzani ve Talabani”den bahsediyorum. Bunlarla flört ederek, öperek, sarılarak sorununun çözüleceğini sanan bir Başbakan ve Cumhurbaşkanımız var bizim. Son 6 yılda tüm tarihi parametreler Türkiye”nin aleyhine gelişti. AKP ve onun döneminde yeşeren-yeşertilen bölücülük, askeri zaafiyet her şey üstüste geldi. Siz Türkiye”nin sınır güvenliğini ABD”den talep eden başka bir hükümet biliyor musunuz?
Herkes atladı; baskının yapıldığı gün, 2 Amerikalı Barzani ziyaretinde. Eski Savunma bakanı Ronald
Saldırıdan 1 gün sonra CNN muhabiri Kandil”e gidip ropörtaj yapıyor. PKK”dan “özgürlük savaşçısı, gerilla” diye sözediyor. Kadın “savaşçıları” anlatıyor. Tabur komutanının babası Türkler tarafından öldürüldüğü için dağa çıkmış, Kandil”de kadın erkek eşitmiş, sadece 9 kayıp vermişler, TSK 60 kayıp vermiş” bilmem ne! Kullanılan dile ve zamanlamaya bakın!
TIKLAYIN >> İŞTE TERÖRİSTLERİ KADIN SAVAŞÇILAR OLARAK ANLATAN CNN.com HABERİ <<
Bu baskın Barzani kullanılarak yapılan bir ABD baskınıdır. Zamanlaması ve baskın sonrası olanlar bana bunu söylüyor. ABD Türkiye”nin Kafkas politikasından rahatsız oldu.
Son söz: Bize diplomat, NATO”cu komutan değil savaşçı ve milli komutan tipi lazım. Komutanın ne kadar İngilizce bildiği ne kadar NATO görevi yaptığı değil, ne kadar milli ne kadar lider, savaşçı ve stratejist olduğu önemli. Bizi Viyana kapılarına diplomatlar götürmedi. Viyana”da hata yapan komutan da cezasını başıyla ödedi!
(Bunları yazarken gerçek kahraman komutanları ayrı tutuyorum Allah”tan onlar var. Onların kim olduğunu Millet biliyor.)
Neyse burada kesiyorum. (İpin ucunu daha fazla kaçırmayayım.) Tüm şehitlerimize Allah”tan rahmet diliyorum.
***
Bu arada Muavenet şehitleri kaynadı gitti. Ne tesadüf 2 Ekim Muavenet”in yıldönümü 3 Ekim baskın! Muavenet Belgeselimi izlemek isteyenler www.gazeteci.tv “nin dışında şu linkten de izleyebilir:
video.google.de/videoplay?docid=-8884431478359456144&ei=103qSM2SL4Kw2gKtvLCqCw&q=muavenet&hl=de
Kaynak: (Haber3)
Tuncer Bahçivan
tuncerbahcivan@yahoo.com










10 Ekim 2008 @ 12:21
Soru: şehit askerlerden bazıları ailenin tek çocuğu, bir ocak umudu. Bunlar özellikle korunamaz mı? Askerliği cephe gerisinde yapamaz mı?
Cevap: Yapamaz. Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.
Soru: Neden şehitler hep gariban köylü çocukları? Zengin çocukları bu ülkede askerlik yapmıyor mu?
Cevap: Çünkü bu memleketin çoğunluğu gariban, eğitim düzeyi düşük ve yoksullardan oluşuyor. Bu durumda şehitlerin de durumunuh böyle olması normaldir.
Soru: bu kadar kayıp çok değil mi? Bu yavrularımızın hesabı onları yönetenlerden soruluyor mu?
Cevap: Hayır. Hayır.
Şimdi de ben bir soru sormak istiyorum. Ey bu soruları soranlar, siz bu cevapları gerçekten bilmiyor musunuz yoksa bizi sazanlıyor musunuz?